İnsan bedeni bir tehdit algıladığında saniyeler içinde tüm fizyolojisini yeniden organize eden bir dizi otomatik süreci devreye sokar. Donma tepkisi, genel olarak stres tepkisi olarak bilinen ve evrimsel olarak yaşamı korumak için geliştirilmiş bir savunma mekanizmasıdır. Çoğu kişi stres tepkisini “savaş, savaşma ya da kaç” ile özdeşleştirir; oysa sinir sisteminin üçüncü ve daha sessiz tepkisi olan don (freeze), en derin nörofizyolojik savunma biçimlerinden biridir. Donma yüzeyde hareketsizlik, sessizlik veya “donup kalmışlık” olarak görünse de, organizma içinde oldukça yoğun ve fazla düzeyde organize bir sinirsel aktivite sürer. Donma tepkisi, vücudun tehlike karşısında hareket etmeden kendini koruma stratejisi olarak tanımlanır ve parasempatik sinir sistemiyle ilişkilendirilmektedir.
Yoğun stres altında beden bu üçlü tepkiden birini seçerken, donma özellikle kişinin kontrol edemediği travmatik deneyimlerde daha sık devreye girer. Travmatik yaşantılar, sinir sisteminin tehdit algısını daha hızlı harekete geçirdiği için donma tepkisinin daha belirgin hâle olduğu görülebilir. Özellikle duygusal veya sosyal anlamda tehdit edici durumlara alışık olan bireylerde donma tepkisinin daha hızlı tetiklenmesi, sinir sisteminin geçmiş deneyimlerden öğrendiği bir korunma stratejisidir. Donma tepkisi, farklı yaşam durumlarında ve çeşitli stresli durumlar karşısında ortaya çıkabilir.
